Reklam
Tarih : 2026-09-14 14:39:24

Karamahmutoğlu: Zira her bir çocuğumuz, gencimiz tek başına bir vatandır

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, haftalık basın toplantısında 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması, öğrencilerin beslenme sorunları, okul çevrelerinde güvenlik ve uyuşturucuyla mücadele, PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü süreç, Yenidoğan çetesi davası ve PISA sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Karamahmutoğlu, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, ilkokul, ortaokul ve liselerde yaklaşık 16 milyon öğrencinin bulunduğunu belirtti.

Bu sayının Türkiye açısından önemli bir değer olduğunu ifade eden Karamahmutoğlu, eğitim alanının ülkenin yatırımlarında öncelikli olması gerektiğini söyledi.

AK Parti hükümetleri döneminde eğitim sisteminde çok sayıda değişiklik yapıldığını savunan Karamahmutoğlu, 2002’den bu yana dokuz farklı Milli Eğitim Bakanı görev yaptığını belirterek müfredat ve sınav sistemlerinin sık sık değiştirildiğini öne sürdü. Karamahmutoğlu, “Kalitesi bozulan eğitim politikasıyla anlatılan dersleri boş mideyle, aç karınla dinlemeye çalışan öğrenci çocuklarımız var.” dedi.

Ekonomik koşulların öğrencilerin eğitim hayatını da etkilediğini savunan Karamahmutoğlu, Türk-İş verilerine göre Ağustos 2026 itibarıyla dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 122 bin lira olduğunu ifade etti. Karamahmutoğlu, düşük gelirli hanelerde çocukların çalışmak zorunda kaldığını ve eğitimden uzaklaşabildiğini ifade etti.

Karamahmutoğlu, ücretsiz okul yemeği uygulamasının yaygınlaştırılması gerektiğini savunarak, “AKP elitleri, çocukları okullarda verilebilecek bir öğün ücretsiz yemekten mahrum bırakıyor” ifadelerini kullandı. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin öğrencilerin beslenmesini ve eğitim hakkını etkilediğini öne süren Karamahmutoğlu, milyonlarca öğrencinin yetersiz beslenme nedeniyle okula aç gitmek zorunda kaldığını iddia etti.

Okulların çevresinde öğrencilerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini de belirten Karamahmutoğlu, çeteler ve uyuşturucu satıcılarına karşı önlem alınması çağrısında bulundu.

Emniyet teşkilatının bu alanda önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Karamahmutoğlu, polislerin çalışmalarının İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenmesi gerektiğini söyledi. Karamahmutoğlu, “Hiçbir çocuğumuz, gencimiz gözden çıkarabileceğimiz bir kayıp değildir. Zira her bir çocuğumuz, gencimiz tek başına bir vatandır” diye konuştu.

Karamahmutoğlu, basın toplantısında PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Sürecin ikinci yılına girdiğini belirten Karamahmutoğlu, Cumhur İttifakı içerisinde Devlet Bahçeli ile hükümet kanadının açıklamaları arasında çelişki bulunduğunu belirtti.

Karamahmutoğlu, PKK’ya yönelik olduğu öne sürülen yasal düzenlemeleri de eleştirerek, terör örgütüne yönelik herhangi bir ayrıcalık sağlanmasına karşı olduklarını söyledi. “Terörsüz Türkiye” söylemi üzerinden kendilerine yönelik eleştiriler yapıldığını savunan Karamahmutoğlu, Zafer Partisi’nin terörün sona ermesine karşı olmadığını, terör örgütünün taleplerinin karşılanmasına karşı çıktığını ifade etti.

Türkiye’nin terör örgütleriyle pazarlık yapacak kadar zayıf olmadığını savunan Karamahmutoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti, bir narko terör örgütüyle al-ver pazarlık masasına oturtulacak kadar zayıf, güçsüz, küçük bir devlet değildir” dedi.

Karamahmutoğlu, toplantısında Yenidoğan çetesi davasına da geniş yer verdi. Sağlık sistemindeki sorunlara ilişkin eleştirilerde bulunan Karamahmutoğlu, Yenidoğan çetesi soruşturması ve davasında yaşanan gelişmelerin takipçisi olduklarını söyledi.

Karamahmutoğlu, bazı hastanelerde yenidoğan bebeklerin ölümlerine ilişkin iddiaları gündeme getirerek, sağlık sisteminin ticari anlayışla yönetildiğini savundu. Yenidoğan çetesiyle ilişkilendirilen hastanelerden birinin sahibinin eski Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu olduğunu iddia eden Karamahmutoğlu, bu konunun da kamuoyunda tartışılması gerektiğini söyledi.

Davadaki son tahliyelere de değinen Karamahmutoğlu, “Geçen hafta yaşanan tahliyelerle bebeklerin ölümü üzerinden ticaret yapan Yenidoğan çetesi kamu vicdanını bir kere daha kanattı” ifadelerini kullandı.

Karamahmutoğlu, 10 bebeğin hayatını kaybetmesine ilişkin davada yargılanan doktor Mehmet Gürül, bazı hemşireler ve diğer sanıkların tahliye edildiğini belirterek, Zafer Partisi’nin davayı takip etmeyi sürdüreceğini söyledi. Karamahmutoğlu, “Bu tüccar sağlık sistemini değiştirmek Zafer Partisi’nden Türkiye’mize söz olsun” dedi.

Karamahmutoğlu, basın toplantısının ardından PISA sonuçlarına ilişkin yöneltilen soruyu da yanıtladı. PISA’nın matematik alanındaki sonuçlarının yanı sıra fen ve Türkçe okuma alanlarındaki verilerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karamahmutoğlu, bazı muhalif akademisyenlerin PISA verilerinin manipüle edildiğini savunduğunu söyledi.

PISA verilerinin eğitim sistemini değerlendirmede tek başına yeterli olup olmadığının tartışılması gerektiğini ifade eden Karamahmutoğlu, “İki tarafın iddiasını da görmek lazım. Yani verilerle PISA manipüle mi edildi ve ayrıca tek kaynak, veri kaynağı olarak biz PISA göstergelerini mi almalıyız?” diye konuştu.

Karamahmutoğlu, velilerden okul kayıtları konusunda şikayetler aldıklarını da ileri sürerek, bazı bölgelerde okulların imam hatip okullarına dönüştürüldüğünü ve bunun eğitimde tek tipleşmeye yol açtığını savunarak eğitimdeki sorunların yalnızca PISA sonuçlarına bakılarak değil, velilerin ve öğrencilerin yaşadığı sorunlar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 Su Haber Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.