Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, küresel piyasaların yeniden Ortadoğu kaynaklı gelişmelerin etkisi altına girdiği belirtilirken, ABD-İran geriliminin enerji fiyatları, enflasyon beklentileri ve küresel büyüme görünümü üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.
Değerlendirmede, son haftalarda piyasaların ABD ile İran arasında diplomatik kanalların tamamen kapanmadığı yönündeki beklentileri fiyatladığı ifade edildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin bir mutabakatın kısa süre içinde sonuçlanabileceğine yönelik açıklamalarının enerji piyasalarında temkinli bir rahatlama yarattığı belirtilirken, petrol fiyatlarındaki geri çekilme ve risk iştahındaki toparlanmanın da bu beklentilerden destek aldığı kaydedildi.
Ancak Basra Körfezi’nden gelen son haber akışının taraflar arasındaki dengenin kırılganlığını ortaya koyduğu vurgulanan raporda, ABD’nin yaptırım listesinde bulunan ve İran petrolü taşıdığı iddia edilen bir tankere müdahalesinin ardından tarafların karşılıklı saldırılar düzenlediği, İran’ın ise Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD üslerine balistik füze fırlattığı ifade edildi.
Buna karşın ne Washington’dan ne de Tahran’dan ateşkesi sona erdirecek bir açıklama gelmediği belirtilirken, ABD Merkez Komutanlığı’nın ateşkesin yürürlükte olduğunu vurgulamayı sürdürdüğü aktarıldı. Sahadaki gerilim ile diplomatik temasların eş zamanlı devam etmesinin piyasaların tam ölçekli savaş senaryosuna yönelmesini engellediği ifade edildi.
Trive Yatırım analizinde, yatırımcıların yalnızca askeri gelişmeleri değil diplomatik temasları da yakından izlediği belirtilerek, petrol fiyatlarını son dönemde belirleyen temel unsurun çatışmanın kendisinden çok, çatışmanın geleceğine ilişkin beklentiler olduğu vurgulandı. Tarafların diplomasi kanalını açık tutması halinde petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin bir bölümünün geri çekilebileceği, aksi durumda ise yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon beklentileri, merkez bankalarının faiz politikaları ve küresel büyüme tahminleri üzerinde etkili olabileceği kaydedildi.
Raporda ayrıca Trump yönetiminin gündeme getirdiği yeni gümrük vergisi planına da yer verildi. Taslak plana göre tarifelerin en az yüzde 10 seviyesinde olacağı, bazı ülkelerde ise yüzde 12,5’e kadar yükselebileceği belirtildi. Çin, Avrupa Birliği ve Japonya’nın yanı sıra Türkiye’nin de listede yer aldığı ifade edilirken, hangi ürün gruplarının etkileneceği ve ticaret ortaklarının vereceği olası karşılıkların yakından takip edileceği vurgulandı. Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin yeniden güç kazanmasının büyüme görünümü açısından yeni bir risk oluşturduğu değerlendirildi.
ABD’de enerji maliyetlerinin tüketici tarafına yansımaya başladığına dikkat çekilen değerlendirmede, benzin fiyatlarının yıllık bazda yüzde 42’nin üzerinde artış göstermesinin enerji maliyetlerindeki yükselişin hanehalkı bütçeleri üzerindeki etkisini ortaya koyduğu belirtildi. Bu durumun, enflasyonla mücadele eden ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleri konusunda daha temkinli bir tutum benimsemesine neden olabileceği ifade edildi.
Wall Street tarafında ise son dönemde yükselen risk iştahına yönelik uyarıların arttığına işaret edilen raporda, büyük bankaların üst düzey yöneticilerinin piyasalardaki iyimserliğin beklenmedik gelişmelerle hızla tersine dönebileceği yönünde değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı. Jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve yüksek değerlemelerin yeterince fiyatlanmadığı görüşünün öne çıktığı belirtilirken, ABD borsalarının tarihi zirvelere yakın seyretmesine rağmen volatilitenin düşük kalmasının bu görüşü desteklediği kaydedildi.
Öte yandan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ettiği hatırlatıldı. Buna göre EBRD, Türkiye’nin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 4’ten yüzde 3,5’e, 2027 yılı tahminini ise yüzde 4,5’ten yüzde 4’e düşürdü. Revizyonun gerekçeleri arasında yükselen enerji maliyetleri, kalıcı enflasyon baskıları ve Ortadoğu kaynaklı jeopolitik riskler gösterildi.
Trive Yatırım değerlendirmesinde, büyümedeki yavaşlamanın yalnızca sıkı para politikasından kaynaklanmadığına dikkat çekilerek, dış talep görünümü, enerji maliyetleri ve bölgesel gelişmelerin ekonomik aktivite üzerindeki etkisinin arttığı ifade edildi. Analizde, önümüzdeki dönemde piyasaların odağında Ortadoğu’daki gelişmeler, petrol fiyatlarının seyri ve bunların küresel büyüme ile merkez bankalarının faiz beklentileri üzerindeki etkilerinin yer alacağı belirtildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 Su Haber Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.