Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Gök, henüz kesinleşmiş bir yasal düzenleme olarak ortaya konulmayan önerinin yalnızca aidat tahsilatıyla ilgili olmadığını, çalışanların sendikal tercihlerini ve sendikaların eşit koşullarda faaliyet göstermesini de ilgilendirdiğini ifade etti. “Sendikal örgütlenmenin önüne yeni eşikler koymak, çalışanların özgür iradesini ve demokratik sendikacılık anlayışını zedeleme riski taşımaktadır” diyen Gök, sendikal çoğulculuğun korunması gerektiğini vurguladı.
Temmuz 2026 verilerine dikkat çeken Gök, Memur-Sen’in 1 milyon 130 bin 8, Türkiye Kamu-Sen’in ise 536 bin 151 üyesi bulunduğunu belirtti. İki konfederasyonun toplam 1 milyon 666 bin 159 üyeye sahip olduğunu aktaran Gök, bu sayının toplam kamu görevlilerinin yaklaşık yüzde 54’üne karşılık geldiğini ifade etti. Sendikalı kamu görevlileri içerisinde iki konfederasyonun üyelerinin oranının ise yaklaşık yüzde 69,3 olduğunu kaydetti.
Gök, “Bu tablo ortadayken, kamu çalışanlarının hak ettikleri kazanımları elde edememesini sendika sayısının fazla olmasına bağlamak ne kadar gerçekçidir? Böylesine geniş bir üye tabanına sahip yapıların, çalışanların ekonomik ve özlük haklarına ilişkin sorunları tartışmak yerine çözümün önünde sendika sayısının fazlalığını göstermesi sorgulanmalıdır” dedi.
Sendika sayısının fazla olmasının ortak hareket etme konusunda bazı güçlükler oluşturabileceğini belirten Gök, bunun küçük sendikaları sınırlandırmak için gerekçe yapılamayacağını söyledi. Gök, “Demokratik sendikacılığın gereği, farklı sendikaları etkisizleştirmek değil; ortak hak mücadelelerinde uzlaşma, dayanışma ve iş birliği sağlayabilmektir” ifadelerini kullandı.
Büyük konfederasyonların temsil güçlerini çalışanların haklarını geliştirmek için ne ölçüde kullandıklarının sorgulanması gerektiğini belirten Gök, toplu sözleşmelerde elde edilen sonuçların ve çalışanların yaşamına yansıyan kazanımların esas alınması gerektiğini söyledi.
Gök, “Üyelik sayısının yüksek olması, tek başına başarılı sendikacılığın kanıtı değildir. Aksine, büyük bir temsil gücü daha fazla sorumluluk getirir” dedi. Sendikacılığın alım gücünü korumak, ücret ve vergi adaletsizliklerine karşı mücadele etmek ve özlük haklarını geliştirmekle ölçülmesi gerektiğini kaydeden Gök, “Kamu çalışanlarının hakkını savunamamanın gerekçesi, başka sendikaların varlığı olamaz. Çözüm; barajlarla rakipleri azaltmak değil, temsil gücünü gerçek kazanımlara dönüştürmektir” değerlendirmesinde bulundu.
Yüzde 5’lik aidat kesintisi eşiğinin geçmişte de uygulandığını belirten Gök, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 25’inci maddesindeki eşiğin, 24 Haziran 2004 tarihli ve 5198 sayılı Kanun’la kaldırıldığını hatırlattı.
Yüzde 1 ve yüzde 2’lik üyelik eşiklerine ilişkin Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına da değinen Gök, söz konusu kararların yüzde 5’lik aidat kesintisi barajını doğrudan iptal eden kararlar olmadığını belirtti. Ancak üyelik sayısına bağlı eşiklerin eşitlik, sendika hakkı ve örgütlenme özgürlüğü açısından hukuki sorunlar doğurabileceğini ifade etti.
Olası düzenlemenin Anayasa’nın 10’uncu maddesindeki eşitlik ilkesi, 13’üncü maddesindeki temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması hükümleri ve 51’inci maddesindeki sendika kurma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Gök, hukuki belirsizlik yaratabilecek adımlardan kaçınılması çağrısında bulundu.
Yüzde 5’lik barajın uygulanması durumunda belirli üye sayısına ulaşamayan sendikaların aidat tahsilatında sorun yaşayabileceğini belirten Gök, gelir kaybının hukuki destek, personel giderleri ve saha çalışmaları gibi faaliyetleri zorlaştırabileceğini söyledi.
Herhangi bir sendikanın kesin olarak kapanacağını ileri sürmediklerini vurgulayan Gök, düzenlemenin çalışanların tercihleri ve sendikaların faaliyet kapasitesi üzerindeki etkilerinin önceden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Aidat kesintisinde sorun yaşamamak isteyen kamu çalışanlarının belirli sendikalara yönelme baskısı hissedebileceğine de dikkat çeken Gök, sendika üyeliğinin özgür iradeye dayanması gerektiğini ifade etti.
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası olarak siyasi partilere çağrıda bulunan Gök, yüzde 5’lik aidat kesintisi barajı önerisinin hayata geçirilmemesi için destek verilmesini istedi. Kamu çalışanlarının sendikal tercihlerinin herhangi bir kuruluşun üye sayısını artırma veya koruma hesabına indirgenmemesi gerektiğini belirtti.
Açıklamasında sendikal tercihin özgür iradeye dayanması gerektiğini vurgulayan Gök, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sendikacılık, çalışanların iradesine dayanır. Çalışanların bir sendikayı tercih etmesi de başka bir sendikayı tercih etmemesi de özgür iradelerinin sonucudur. Bu iradenin önüne idari veya mali engeller konulması, sendikal çoğulculuk bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Sendikaların başarısı, rakiplerinin sayısının azalmasıyla değil, çalışanların haklarının ne ölçüde geliştirildiğiyle ölçülür. Barajla değil, kazanımla güçlenin! Memurun hakkı, sendikal hesaplara kurban edilemez!”
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 Su Haber Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.